| Yasa neden
uygulanamaz? 1. GİRİŞ
TBMM’nin 6 Haziran 2001 Çarşamba günü yapılan 113. Birleşiminde kabul
edilen 682 Sayılı yasa tasarısının
• 14. Maddesi ile Türkiye’deki İnternet yayıncılığının Rtük tarafından
kontrol edilmesi,
• 26. Maddesi ile de 5680 sayılı Basın Kanunu’na tabi kılınması
öngörülmektedir.
Ülkemizde faaliyet gösteren Bilişim ve İnternet Sektöründeki tüm firmalar
ve Sivil Toplum Örgütleri bu yasanın onaylanmaması gerektiği konusunda
birleşmektedirler. Yasa, hazırlanırken devletin kurduğu ve Ulaştırma
Bakanlığı bünyesindeki bir kurum olan İnternet Kurulu’na bile danışılma
gereği duyulmamış, hiçbir uzmandan bilgi istenmemiş ve sonuç olarak
İnternetin ruhuna aykırı bu yasa İnternet’i düzenleme acele ile meclis
gündemine sokularak meclisten geçirilmiştir.
İnternet Servis Sağlayıcıları Derneği olarak biz;
• Yasanın insan hak ve özgürlüklerine aykırı, teknik ve ekonomik olarak
uygulanabilirlikten uzak olduğunu,
• Uygulanması durumunda önce İnternet Sektörünü, uzun vadede ise
Türkiye’yi çok zor durumda bırakabilecek bir “Düzenleme” olduğunu
düşünüyoruz.
Sayın Cumhurbaşkanımız’ın Türkiye’nin geleceği için bu yasayı
onaylamayacağını umuyor ve bunun gerekçelerini aşağıda arz ediyoruz.
2. GENEL BAKIŞ
Sözkonusu yasanın uygulanamazlığının gösterilmesi açısından öncelikle
İnternet’in kendine has özeliklerinden yola çıkarak diğer basın organları
ile olan farklılıklarına dikkat çekmek gerekmektedir.
İnternet yapı itibariyle zaman ve mekan sınırlamalarına bağımlı olmayan
bir mecradır. İnternette bilginin tutulduğu yer fiziksel bir mekan
gerektirmekle birlikte bilgiye ulaşma olanakları sınırsızdır. Dünyanın
heryerinden yine tüm dünyada internet üzerindeki bilgilere
ulaşabilirsiniz. Üstelik bu bilgiler –çoğu zaman yayınlayan kişilerden
bağımsız olarak- sürekli güncellenmektedir. Bugün, ortak bir yazılımı ya
da başlıbaşına bir işletim sistemini, İnternet üzerinden dünyanın dört bir
yanındaki amatör ya da profesyonel yazılımcıların katkılarıyla geliştirmek
mümkündür ve yapılmaktadır (Linux). Bir internet sayfasında bir gün içinde
gerçekleşen güncelleme sayısı ise binlerle ölçülebilmektedir.
Öte yandan Basın kanununda yayıncı olarak tanımlanan kimsenin İnternetteki
karşılığı kimdir? Bu konuyla ilgili yasada herhangi bir tanım
bulunmamaktadır. Bu ise yetki, sorumluluk ve cezai müeyyidelerle ilgili
tam bir belirsizlik yaratmaktadır.
Şimdi bu kanunun İnternete neden uygulanamaz olduğunu madde madde
açıklamaya çalışalım:
1. DİNAMİK SİTELER: İnternetteki sitelerin içeriği çok hızlı bir şekilde
değişebilmektedir.
a. Kötü niyetli kişilerin kısa bir süre için (birkaç dakika, hatta saniye)
sakıncalı bir yayın yapıp ilgili kurumlar ya da kişiler görmeden
kaldırabilme imkanı her zaman vardır. Bu durumda kanunun herhangi bir
yaptırımda bulunma şansı yoktur.
b. İnteraktif siteler (ör: forum sayfaları, sohbet siteleri), kullanıcılar
tarafından sürekli değiştirildiği için bu sitelerde anlık olarak kontrol
etme olanağı bulunmamaktadır. Bu kanun uygulanırsa bu siteleri toptan
kapatmak gerekecektir. Bu türden siteler, halkın iletişim ve fikir
belirtme özgürlüğünü kullanabildikleri tartışma ortamları olduğundan
bunların kaldırılması, Demokrasi ve İfade Özgürlüğüne, dolayısıyla da
İnternet’in ana amaç ve özelliğine aykırı düşmektedir.
c. Site yöneticisi, hızlı değişen sitelerde ya da kendi host ettiği
sitedeki kendi iradesi dışında konmuş sakıncalı bir içeriği
değiştirse/silse bile bu site değiştirilene/silinene kadar geçen süre
içinde bir başkası (3. Şahıs) tarafından(PC’nin cash memory’sine)
kaydedilerek site yöneticisi aleyhine kullanılabilir.
2. SAYFALARIN ÇOKLUĞU VE ÇEŞİTLİLİĞİ: İnternet ortamındaki siteler çok
fazla sayfadan oluşmakta ve çok çeşitlilik arzetmektedir.
a. Türkçe yayın yapan sitelerin sayısının 200.000 civarında olduğu tahmin
edilmektedir. Bir İnternet sitesinde bulunan sayfa sayısı ise çoğu zaman
binlerle ifade edilmektedir. Üstelik öyle siteler vardır ki, her
kullanıcının ilgi alanı ve demografik özelliklerine göre, kullanıcının
talebi anında otomatik olarak farklı sayfa düzenleri ve içeriklerle
görüntülenmektedir. Bu durumda bir web sitesinden binlerce farklı
kombinasyon oluşmaktadır. 1. Maddede sözü edilen dinamik sitelerdeki her
değişikliğinin farklı sayfalar olarak değerlendirilip
değerlendirilmeyeceği de ayrı bir sorudur. Bu itibarla, bu kadar çok
sayfanın belgelenmesi ve kopyalarının savcılığa vs. gönderilmesi gibi
konvansiyonel basını ilgilendiren bürokratik işlemler İnternet ortamında
olanaksızdır.
3. TEKNİK SORUNLAR:
Bu yasanın uygulanmaya başlaması ile gündeme gelecek olan teknik
sorunlardan bazılarını aşağıda sunmaktayız.
a. ISS tarafından host edilen (sanal sunucu hizmeti verilen) bir sitedeki
sakıncalı bir unsurdan dolayı o siteyi host eden ISS sorumlu tutulacaksa
ISS bunu nasıl kontrol edecektir? Neyin sakıncalı, neyin uygun olduğuna
nasıl ve hangi ölçüye göre karar verecektir? Sakıncalı gördüğü bir sayfa
ya da ifadeyi kaldırması durumunda, müşteri/kullanıcı dava açar ve haklı
bulunursa ne olacaktır? Daha iyi bir kontrol için hukukçu istihdam
edilmesi durumunda 7 gün 24 saat her sitenin başına bir hukukçu tahsisi
edilmesi gerekeceğinden bu kanunun uygulanma şansı yoktur. Üstelik hukukçu
kaldırılmasına karar verse bile kullanıcının mahkemeye gitmeme garantisi
yoktur.
b. Aslında bu kanun, siteler yayınlanmadan önce bir denetleme yapılmasını
zorunlu kılmaktadır. ISS, kendi hazırlamadığı, yalnızca hosting hizmeti
verdiği bir siteden dolayı ceza almamak için yayınlamadan önce kontrol
etmeye mecbur bırakılmaktadır. Oysa ISS’lerin böyle bir kontrol ve
denetleme yetkileri yoktur. Üstelik böyle bir uygulama demokrasi ve insan
hakları ile de bağdaşmaz.
c. Günümüzde İnternet dünyasının bir gerçeği olan ve engelleme imkanı
bulunmayan bir konu ise Hacker’lardır. Hack (site kırma), üçüncü bir
kişinin, site sahibinin ya da ISS’in izni olmadan bazı illegal yollardan
sitenin içine girip içeriğine müdahale etmesidir. Sitenin hackerlar
tarafından değiştirilerek sakıncalı unsurlar yerleştirilmesi durumunda
sorumluluk kime ait olacaktır?
d. İnternette yeni teknolojilerin uygulanması suretiyle belirli bir gruba
yayın yapma olanağı vardır. Böyle sitelerin ISS ve yetkili makamların
ellerinde gerekli yazılımlar olmadığı sürece kontrol edilebilmeleri mümkün
değildir.
e. E-ticaret amaçlı sitelerin bu amaca uygun olarak aktive edilmesinden
dolayı verilen bilgiler tamamen kullanıcının beyanına dayalıdır.
Dolayısıyla bu tür sitelerde herhangi bir kontrol olanağı mevcut değildir.
Tüm bu sakınca ve imkansızlıkları gözönüne alarak Cumhurbaşkanımız’ın bu
yasaya onay vermemesini diliyor ve arz ediyoruz. |
Yasa neden uygulanamaz?
RTÜK Başkanı Nuri
Kayış'ın açıklaması
11.04.2002 tarihli
Tissad Basın Bülteni
Yeni yasa (Tam Metin)
Sivil Toplum Örgütleri
Ortak Deklerasyonu
Cumhurbaşkanı'nın veto
gerekçesi
|